Üreticiye maliyet tüketiciye zam

Ekonomide yeni kaynak oluşturmak için son günlerde kamudan gelen yeni vergi artışlarına ÖTV de eklendi.

Kararın yayınlanmasının ardından düzenlemeyi değerlendiren iş dünyası temsilcileri ÖTV etkisini özetle “Üreticiye maliyet, tüketiciye zam olarak yansır” sözleriyle değerlendirirken durgunluk, enflasyon ve kayıt dışı ekonomide büyüme tehlikesine karşı uyardı. İhracatçının, maliyet artışları karşısında uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlaşacağının altını çizen reel sektör temsilcileri, “Avrupa pazarında zaten bir durgunluk var.

Maliyet artışları rekabette zorluyor. Bizim maliyetlerimiz artıkça siparişler Asya’ya kayıyor” değerlendirmesinde bulundu. Yılın ilk yarısında resesyon riski, deprem, asgari ücret zammı ve EYT gibi pek çok gelişme ile karşılaşan reel sektör, “2023 yılının kalan kısmı kolay olmayacak” yorumunu yaptı. İş dünyası bundan sonra sanayiye can suyu verecek düzenlemelerin de gelmesini bekliyor.

Hazine ÖTV artışını iki sebebe dayandırdı

Bu arada Hazine ve Maliye Bakanlığı yazılı bir açıklama yaparak, ÖTV artışının gerekçelerini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Birincisi, yapılan artış ile depremin yol açtığı ilave maliyetlerin bütçe üzerindeki etkisini bir miktar azaltmak hedeflenmiştir. Düzenleme, bu ürünlerin ithal ürünler olması sebebiyle dolaylı olarak cari açığı kontrol altına almaya da destek verecektir. İkinci olarak, maktu olan bu vergilerde uluslararası petrol fiyatları ve döviz kurundaki artışlara rağmen 2016 yılından itibaren bugüne kadar neredeyse hiç vergi artışı yapılmamıştır.

ÖTV tutarları, maktu olması hasebiyle enflasyon karşısında erimiştir. Bunun sonucunda akaryakıt ürünlerinden alınan ÖTV’nin; 2016 yılında GSYH içindeki payının yüzde 4,58 iken 2022 yılında yüzde 2,80’e, vergi gelirleri içindeki payının ise 2016 yılında yüzde 26,23 iken 2022 yılında yüzde 17,84’e düşmüştür.

Söz konusu ürünlerden en çok tüketilen benzin, motorin ve LPG’de, KDV dahil satış fiyatındaki vergilerin oranının yüzde 50’lerin üzerinde iken yeni yapılan artışa rağmen 38,5 seviyesinde kalmıştır” ifadeleri kullanıldı.

ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş: “İstihdam, üretim ve ihracata dayalı ekonomi modelimizi daha da güçlendirmemiz gerekirken, sanayimizde rekabetçiliğimizi kaybetmek korkusu yaşıyoruz. Sanayicilerimiz yıllardır emek vererek kurdukları müşteri portföylerini, dağıtım kanallarını kaybetmek istemiyor.

Finansmana erişim de alınan tedbirler ile günden güne daha da zorlaşıyor. Kamu maliyesinin yaşadığı zor durumu anlayan sanayiciler klasik bilindik reçeteler ve kolayca alınan tedbirler yerine daha kapsayıcı, orta ve uzun vadede ekonomimizi kırılganlıktan kurtaracak yapısal çözümlerin daha doğru olduğuna inanıyor.”

GSO Başkanı Adnan Ünverdi: Akaryakıt başta olmak üzere yapılan son zamlar, sanayicimizin üretim ve lojistik maliyetlerine ek yük getirecek, bu durum ürün fiyatlarını da artıracaktır. Enflasyon risklerini de tetikleyecek olan bu zamların piyasada durgunluğa sebep olması maalesef olası bir sonuçtur.

ASKON Başkanı Orhan Aydın: “ÖTV artışı tüm sektörleri tetikler ve zam enflasyonla mücadeleye de zarar verir. Seçim ekonomisi ve depremin ardından vergi artışı bekleniyordu. Son ÖTV zamları ulaşım sektörüne direk etkide bulunacağından bu da hemen hemen bütün sektörlere artış yönlü tesirde bulunacaktır. Litre başı 5 TL, 4 TL azımsanacak rakamlar değil. Diğer ürünlerde de muhakkak artış göreceğiz. Bu da alt gelir grubunu etkileyecek bir unsurdur.

“Fiyat tutturamayız”

ATB Başkanı Şahin Bilgiç: “Akaryakıta yapılan ÖTV düzenlemesi herkesi ilgilendiriyor. Ülkemizdeki ekonomiyi belki rahatlatacak tarzda alınan kararlar olabilir ama bu taşıma ve gıda fiyatları ile çeşitli ihtiyaçları direkt olumsuz etkileyecektir.”

GTO Başkanı Tuncay Yıldırım: “Mazot lüks tüketim maddesi değildir… Çiftçinin, seyahat firmalarının ve daha birçok sektörün ana üretim girdilerindendir.”

TGSD Başkanı Ramazan Kaya: “Bizler daha çok aksine işlerimizin kolaylaşacağını ve maliyetlerin biraz daha esnek hale geleceğini beklerken MTV, kurumlar vergilerinde artış ve ÖTV gibi zamlarla maliyetlerimiz her geçen gün daha da artıyor. Rekabet ettiğimiz ülkelerle fiyat tutturmadığımız ve yukarıda kaldığımız için ciddi bir sipariş sıkıntısı içinde kalıyoruz. Bu da istihdamda çıkış, üretim kapasitelerinde ve ihracatta düşüş yaşamamıza neden oluyor.”

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz: Rakiplerimize göre, maliyetlerimiz arttı. Gelen zamlar maliyetlerimizi daha da artırıyor. O nedenle döviz kurunun, enflasyon yaratmayacak şekilde belli bir dengede atması ihracat mallarının rekabet edebilirliği açısından önemli. Dünyada bir sıkıntı, Avrupa’da durgunluk var. Alımlar daha çok Asya’ya kaymaya başladı. Maliyetlerimizin dünya ile rekabet edebilir seviyeye gelmesi lazım.”

“Maliyetler yükselecek”

UTİKAD Başkanı Ayşem Ulusoy: “Taşımacılık sektörünü gerçek anlamda zorlayacaktır. Maalesef bu durum zincirleme bir reaksiyona sebep olabilir. Artan maliyetlerin etkisi taşımacılık sektörü ile sınırlı kalmayacaktır ve tüm ürünlere gelecek fiyat artışları vatandaşı da etkileyecektir. ”

AOSB Başkanı Cenk Karace: “Deprem ve cari açıktan oluşan zararı ve bütçe açığını hükümetin bu şekilde vergilendirme yaparak kapatacağı öngörüler arasındaydı. Tabi ki enflasyonu yükseltecek bir unsur oldu, tüm maliyetler yükselecek.”

NOSAB Başkanı Erol Gülmez: “Seçimden önce bir yıl döviz kurları baskılanıyordu. İhracatçılar olarak bu konudan çok şikâyetçi idik. Bundan sonra döviz kurları artmaya başladı biraz. Fakat asgari ücret artışı, vergi artışları, ÖTV artışları şimdi de yakıt ile ilgili artış bunlar tekrar üretim maliyetlerinin artırılmasına sebep olacak. ”

HOSAB Başkanı Ömer Faruk Korun: “Sanayiciyi doğal olarak olumsuz etkileyecektir. Maliyetler de artış olacağı gibi genel bir talep azalışına da sebebiyet verecektir. Sanayinin rekabetçi bir durumda olması için kur, finasmana uygun maliyetli erişim ve teşvikler ile ilgili acil bir eylem planı yapılmalıdır.”

ESİAD Başkanı Sibel Zorlu: Vergi artışları ve yeni düzenlemeler bizim için büyük bir sürpriz olmadı. Ancak mali disiplin ve bütçe dengesini sağlamak için ciddi ilave önlemler alınması gerektiğini düşünüyoruz. Dolaylı vergilerdeki bu artışlar, mal ve hizmet fiyatlarında artışlara yol açacaktır. Bu durumun yüksek enflasyon riskinin sürdüreceğinden endişe duyuyoruz. Yapısal reformlarla desteklemek suretiyle enflasyonla etkin ve kararlı bir şekilde mücadele edilmeli.”

ESGİAD Başkanvekili Kerem Toparlar: “Türkiye bol ve ucuz para döneminde dağıtılan tüm kredileri katma değersiz işlere yatırdı. Bu dönemde döviz getirecek ya da çok fazla döviz harcanan enerji gibi alanlara yatırım yapılmadığı için, dönemin bitişiyle beraber bu zamlara mecbur kalındı. Ancak zam bununla sınırlı kalmayacak. Ne yazık ki bu maliyetlerin direkt ve dolaylı etkisi ile tepeden tırnağa her üründe hızına yetişilmez fiyatlar göreceğiz.”

“Şirketlere ek yük gelecek”

ETB Başkanı Ömer Zeydan; “Son zamanlarda yaşanan aşırı artışlar sonucunda LPG ve motorinde ÖTV neredeyse sıfıra yaklaşmıştı. Anlaşılan o ki devlet buradaki vergi geliri kaybını daha fazla taşımak istemedi. Kur ve petrol fiyatındaki artış devam ederse, bundan sonra her artış pompa fiyatına ilave edilecektir. Bu durum maliyet enflasyonunu önemli ölçüde artıracaktır. ”

MAPESAD Başkanı Tayfun Koçak: Uzun süredir bir ÖTV artışı yapılmamıştı ancak bir anda bu kadar olacağını tahmin etmemiştik, biraz sürpriz oldu. ÖTV artışı şirketler üzerinde ek yük getirecektir. Vergi artışıyla kayıt dışılığın artmasından endişe ediyoruz.”

ARMATÜR Başkanı Gökhan Turhan: “Verginin tabana yayılması, kayıt dışının önlenmesi bu noktada önemli. Kayıt dışılığın üzerine gitmek lazım.”

KASAD Başkanı Alican Duran: “Baş etmeye çalışacağız ama gerçekten üst üste geliyor zam yağmuru. 2023 yılının kalan kısmı kolay olmayacak. Zaten yılın ilk bölümünde resesyon, ÖTV artışları, EYT, asgari ücrete yapılan yüzde 34 zam gibi bazı ağır yükler olmuştu. Umarım sanayiye can suyu verecek bir takım başka finansal projeler de düşünülüyordur bunlar yapılırken.”

MODOKO Başkanı Koray Çalışkan: “Akaryakıttaki artışın maliyetlerimize tabii ki olumsuz anlamda etkisi olacaktır. İhracatta yaşadığımız dezanavantajı önümüzdeki dönemde döviz kuruyla birlikte avantaja çevirebilirsek artan maliyetleri kapatabiliriz.’’

ARC Log Genel Müdürü Fahrettin Arabacı: “Kasımdan beri ihracat yavaşlıyor. İhracatın düşük olması sebebiyle artan maliyetleri yansıtacak durum yok. Müşterimize bunu yansıtamıyoruz. Yabancı nakliyatçı düşük fiyatlarıyla bizim zam yapmamızı engelliyorlar. İhracatçıda zamı kaldıracak durumda değil. İhracat düşmüş durumda. Nakliyecilerin araçları garajlarda yatıyor. Fiyatlar çok düştü. Rekabet edemiyoruz. Zor bir dönem açıkçası.”

Hiçbir belediye bu maliyetler karşısında direnemez

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, kararın ardından yaptığı açıklamada, “Döviz kurlarındaki yükseliş başta olmak üzere akaryakıta gelen bu zam ve personel maliyetlerindeki artışlar sonucu toplu taşımada maliyetlerimiz inanılmaz derecede yükselmiş durumda. Bu işin A partisi, B partisi yok. Hiç bir belediye bu maliyetler karşısında direnemez. Aracı olmayan orta gelirli ve dar gelirli yurttaşlarımız ile aracı olup da bundan sonra binerken 2 kez düşünecek vatandaşlarımız göz önünde bulundurularak yerel yönetimler toplu taşımada ÖTV’den muaf tutulmalıdır” ifadelerini kullandı.

Durgunluk ve enflasyon riskini artırır

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan sosyal medya hesabından ÖTV artışını değerlendirdi.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan şu açıklamayı yaptı: “Geçmişten miras kalan ezber reçeteler, ekonomik hayatı beklenmedik durumlarla karşı karşıya bırakabilir. Kamu maliyesinin içinde bulunduğu zor durumu anlamakla birlikte; sanayimizin rekabet, maliyet ve finansman gücünü giderek zorlayacak zamların, vergi artışlarının önümüzdeki günlerde durgunluk ve enflasyon risklerini artıracağını görüyoruz.”

Etkin sübvansiyonlarla üretici desteklenmeli

İTB Başkanı Işınsu Kestelli şu değerlendirmeyi yaptı: “Mazot, tarladaki üretimin en temel maliyet unsurlarından. Ekimden hasada tüm süreç için makinelere; onların çalışması için de mazota ihtiyaç var. Ürünün toplanıp nihai tüketiciye ulaştırılmasında da mazot başrolde.

Bu nedenle akaryakıt ürünlerine gelen her zam maliyet artışı olarak üreticiye ve zam olarak da tüketiciye yansır. Bunu önlemenin en etkin yolu ise etkin ve doğru sübvansiyonlarla üreticinin desteklenmesidir. Aksi taktirde akaryakıt ürünlerine gelen zamların enflasyonun yeniden artış eğilimine geçmesine engellemek mümkün olmaz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx