Cumhuriyet’in 100. Yılında Celal Şengör’den Tokat Gibi Sözler: “Atatürk Olmasaydı Biz Afganistan Olurduk”

Cumhuriyet’imizin 100. yılı ülkenin dört bir yanında kutlanmaya başladı. 29 Ekim’in anlam ve önemini yeniden hatırlamak isteyenler, o günleri yad etmek isteyenler araştırmalarını sürdürürken, Prof. Dr. Celal Şengör bu konuya değindi. Bundan 100 yıl önce Cumhuriyet ilan edilmeseydi başımıza neler gelebileceğinden bahseden Celal Şengör, ‘Biz Afganistan olurduk’ dedi.

Bundan tam 100 yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan anayasa değişikliği ile, Türkiye’nin yönetim biçiminin Cumhuriyet olduğu ilan edildi.

Ülkemizde Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamaları büyük bir coşkuyla sürerken, konu hakkında yapılan pek çok açıklama elbette dikkat çekiyor.

100 yıllık Cumhuriyet tarihinden bahseden ve Cumhuriyet ilan edilmeseydi neler yaşanabileceğini anlatan Celal Şengör, sözlerine “Türk milleti için muhteşem bir yüzyıl. Türkler, cumhuriyet ile ilk defa kaderinin kendisinde olduğunu idrak etti. ” diyerek başladı.

20. yüzyılda tüm dünyanın ve özellikle Avrupa’nın çok kötü bir dönemden geçtiğini, insanlığın yaşadığı en kötü dönemlerden biri olduğunu anlatan Prof. Dr. Şengör, Atatürk olmasaydı bizim çok daha kötü senaryolarla karşı karşıya kalacağımızı söyledi. 

‘2 dünya savaşı gördü. Milyonlarca insan öldü. Avrupa hak ile yeksan oldu. Felakettir 20. yüzyıl. Fakat aynı zamanda 20. yüzyıla kadar yapılmış bilimin toplamının fazlası yine bu yüzyılda yapıldı. Bundan bizim yararlanmamız Atatürk olmasaydı mümkün olmayacaktı. Çünkü bunu anlamış olan tek adamdı. Batı hayranları tanzimattan beri çoktu. Ama bunlar ne yapacaklarını bilmiyordu.’

Aynı zamanda aksi bir senaryoda, yani Cumhuriyet ilan edilmemesi durumunda yaşanabileceklerden bahseden Şengör, “Biz Afganistan olurduk.” dedi

‘Biz Afganistan olurduk. Çünkü cumhuriyetin ilan edilmesi bir kere çökmüş ve ayağa kaldırılması mümkün olmayan bir Orta Çağ imparatorluğunu attı. ‘Bundan sonra halkımızın kaderi, halkımızın elinde olsun’ dedi. Atatürk demokrasinin temel taşlarını döşemek niyetinde olan bir adamdı. ‘Benim dediğim olacak ama bunu ben öyle veya böyle oyla alacağım. Halkın temsilcileri tamam diyecekler’ dedi. Demeseler ne olurdu? O zaman yine felaket olurdu. Çünkü Atatürk’ün asker arkadaşları ‘Ya bu Meclis iki de bir taş koyuyor yaptıklarımıza, şunu feshetsek de gitsek’ dedi, fakat Atatürk ‘Asla! Meşrutiyetten ayrılamayız. Yaptığımız iş meşru olacak!’ demiştir. Kendi fikirlerini empoze etti. İyi ki de etti. Etrafımıza bakın ya. Ateş çemberi içerisindeyiz. Sulh içinde yaşıyoruz. Bu Atatürk sayesindedir.’

Bundan 100 yıl öncesinde Cumhuriyet ilan edilmediği taktirde halkın da, yönetimin de, diğer milletlerin de kargaşa yaşayacağını dile getiren Celal Şengör, “böyle dönemler felaket getirir.” dedi.

‘Ne olacak? Padişah esir! Halk kime dönecek. Otorite kimdir? Bu ortadan kalkacaktı ve biz Çin’in Mao ihtilalinden önceki haline dönerdik. Bu, ‘warlords’ denilen savaş ağalarının, birbirlerini yedikleri bir dönemdi ve felaket getirmiştir. Biz de böyle olurduk. Her bir komutan emrindeki orduyla ‘Ben böyle istiyorum’ diyecekti, öteki de karşı çıkacaktı. Al sana cıngar.’

Böyle bir süreçte Atatürk’ün son derece stratejik ve zekice adımlar attığını söyleyen Şengör, “Atatürk kaybetmeyeceğini biliyordu ve bunu ispat etti.” dedi.

‘Atatürk Yunan komutanlarının aklını okuyarak çok riskli olduğu zannedilen bir büyük taarruz planı yapmıştır. Bütün arkadaşları! Bu adamların hepsi asker. Hatta bir tanesi kendisinin harp akademisinden hocası. Yakup Şevki Paşa. Bunlar ‘Bu milletle kumar oynamaktır. Biz bu mesuliyeti alamayız’ diyorlar. Atatürk ‘Aman efendim öyle bir sorun yok. Bütün mesuliyet benim Kaybedersek beni asarsınız’ diyor. Fakat Atatürk kaybetmeyeceğini biliyordu ve bunu ispat etti.’

Atatürk’ün savaş stratejileri ve bu sayede kurduğu üstünlükten de bahsediyor Şengör.

“Atatürk öyle bir oyun kurmuş ki Trikopis fark ediyor işi. Digenis’e ‘Esas taarruz burada, bırak orayı hemen buraya gel’ diye haber gönderiyor. O, ‘Ben gelemem, karşımda Yakup Şevki’nin ikinci ordusu var.’ diyor. Öyle bir şey yok. Atatürk o ordunun bütün ağırlıklarını buraya taşımış. Soba boruları koymuşlar top diye. Digenis gördüğü zaman top zannediyor ve gitmiyor yardıma. Ne zamana kadar? Atatürk zaten işi bitirene kadar. Ondan sonra Digenis gidiyor. E ne oluyor? Esir düşüyor.’

Devam ediyor Prof. Dr. Celal Şengör, Atatürk neden Cumhuriyet’i seçti? Çünkü daha öğrenciyken karar vermiş.

‘Atatürk artık bu halkın onun bunun direktifiyle hareket eden bir halk olmasını istemedi. Ama bu halkın da kendi iradesiyle bir şeyler yapabilmesi için olmazsa olmaz şey eğitimdir. Mesela onu dayatıyor. Mustafa Kemal, cumhuriyeti daha Makedonya’dayken kafaya koymuş. Öğrenciyken!’

Cumhuriyet’in yalnızca yönetim şeklini değil, bilimden sanata pek çok şeyi değiştirdiğinden bahseden Celal Şengör, “Cumhuriyet bir insan olma projesidir. Hür olmayan adama insan denmez.” diyor.

‘Türkiye’de kütüphanecilik hakkında ciddi ne yapıldıysa Atatürk zamanında yapılmıştır. Cumhuriyet Türk halkını kurtarmış bir rejimdir. Cumhuriyet bir insan olma projesidir. Hür olmayan adama insan denmez. Tasmasından tutar çekersin. Onun köpekten bir farkı kalmaz. Atatürk, ‘Ben milletime bunu yakıştıramıyorum. Milletim yönetime katılacak, hür karar verecektir. ‘ diyor. Fakat ‘İki tane muhalefet partisi kurdurdu, sonra da ikisini de kendisi kapattırdı’ diyorlar. Dikkat edin Atatürk bir deney yapıyor. Aynı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi. Marksistler gibi ‘Ben önce bir kitap yazayım sonra dünyayı ona göre şekillendireyim’ dememiştir. Atatürk önce işi yapıyor, sonra deney protokolünü sunuyor.’

Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabesi’nin, onun en büyük sosyal bilimci olduğunu kantıladığını söyleyen Celal Şengör; Atatürk’ün 100 yıl sonrayı gördüğünü ifade etti.

‘Gençliğe Hitabe, Atatürk’ün gelmiş geçmiş en büyük sosyal bilimci olduğunu gösteriyor’ diyen ünlü isim ‘Adam bugünü görmüş. Diyorum ya o gelmiş geçmiş en iyi sosyal bilimci. Toplumunu tanıyor. Toplumu da tanımakla kalmıyor dünyayı tanıyor.’

Cambridge’de İskoçyalı bir arkadaşında kaldığını ve burada yaşadığı bir anıyı anlatan Celal Şengör, arkadaşının kayınvalidesinin Atatürk’ten bahsettiğini ve ona hayran olduğunu söylediğini ifade etti.

‘Arkadaşım Dan ‘Kayınvalidem burada’ dedi. O da 80 yaşlarında bir kadıncağızdı. Benim İstanbul’dan olduğum söylenince kadın bakıp ‘Siz Türk müsünüz?’ dedi. ‘Evet’ deyince o da ‘Bizim genç kızlığımızda Türkiye’de aşık olduğumuz bir adam vardı. Resimlerini keser saklardık’ dedi. Ben düşünüyorum. Şarkıcı yok, film artisti yok, rejisör yok. İskoçya’da bir genç kız Türkiye’de kime aşık olabilir be? ‘Kim bu?’ diye sordum. ‘Mustafa Kemal Paşa’ dedi. ‘Bu adam düşmanınızdı sizin, kovaladı sizi’ deyince ‘Öyle düşünme’ yanıtını verdi. O, ‘Mustafa Kemal Paşa benim yaşam süremde Ortaçağ kalıntısı bir devleti aldı modern dünyaya getirdi. Kadınlara seçme seçilme hakkını bir sürü Avrupa ülkesinden önce verdi.’

“Bir milletin potansiyelinin yarısını kullanmak aptallıktır.”

Son olarak kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkından bahseden Celal Şengör sözlerini şu ifadelerle noktaladı.

‘Atatürk ne diyor? ‘Bir milletin potansiyelinin yarısını kullanmamak aptallıktır.’ Kadının erkekten ne farkı var be kafa olarak? Benim son 20 senedeki en iyi öğrencilerimin hepsi kızdı. Şahane çocuklardı. Yani Atatürk ‘Bu potansiyeli kullanmamak enayiliktir’ diyor. Atatürk’ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesi, onları tanıması, memleket içindir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx