Hayvanların aşılanması şap hastalığından korunmayı sağlıyor

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Osman Safa Terzi, şap hastalığından korunmanın en önemli yolunun hayvanları aşılamak olduğunu belirterek, “Aşılamanın başarısız olduğu durumlarda karantina uygulanmalı, hastalığın lokal kalması sağlanmalı.” dedi.

Terzi, AA muhabirine, Türkiye’de görülmeye başlanan SAT-2 tipi şap virüsüyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Halk arasında “dabak” olarak bilinen şap hastalığıyla ilgili uzun süredir çalışmaların sürdüğünü anlatan Terzi, “Bu virüsün farklı modelleri var. Bu modeller, farklı hastalık yapabilme kapasitelerine sahip.” diye konuştu.

Terzi, hayvan pazarlarının kapatılması ve benzeri tedbirlerin, bu serotipin ülke sınırları içinde ilk defa görülmesi nedeniyle alındığını söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Şap Enstitüsü Müdürlüğünce başlatılan aşı çalışmasıyla hastalığın yayılmasının engellenmesinin amaçlandığını dile getiren Terzi, bulaşıcılık oranının artması halinde durumun ciddi oranda ekonomik kayba yol açabileceğine işaret etti.

“İnsana da bulaşabiliyor”

Virüsün insana da bulaşabildiğini ifade eden Terzi, hasta hayvanların ağız ve burun akıntılarıyla temas edilmesi sonucunda enfekte olunabileceği bilgisini paylaştı.

Hastalıkla birlikte ağır bir tablo görülmesinin beklenmediğini belirten Terzi, aft benzeri lezyonların oluşabildiğini söyledi.

“Bulaştırma potansiyelini ne kadar aza indirirsek yayılmayı da o oranda azaltırız”

Aşılamayla bulaşın büyük oranda engelleneceğini vurgulayan Terzi, şunları kaydetti:

“Diğer ülkelerde ve ülkemizdeki gözlemlerimize göre korunmanın en önemli kısmı hayvanları aşılama. Fakat aşılamanın başarısız olduğu durumlarda da karantina uygulanması gerekiyor. Burada amaç hastalığın mümkün olduğunca lokal kalmasını sağlamak, etkilenen hayvanların hareketlerini kısıtlamak ve hayvanların bir arada bulundurulduğu hayvan pazarları gibi yerlere erişimini engellemek. Ne kadar kısa sürede buna müdahale edersek, enfekte hayvanların diğerlerine bulaştırma potansiyelini ne kadar aza indirirsek yayılmayı da o oranda azaltırız.”

Virüsün, hayvanların beslenirken acı duymalarına da yol açabildiğini anlatan Terzi, hastalığın belirtilerine ilişkin, “Ağız bölgesinde oluşan veziküllerin akabinde tipik bir salya akıntısı karşımıza çıkmakta. Bunu tespit eden hayvan sahipleri hızla bölgedeki en yakın Tarım ve Orman Bakanlığı birimiyle iletişime geçebilir.” dedi.

“İç organlarda çok uzun süre canlılığını koruyabiliyor”

Gıdada güvenin çok önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Terzi, şunları söyledi:

“Şap hastalığıyla enfekte bir hayvan kesildiğinde karkas eti üzerinde 48 saat içinde laktik asit nedeniyle virüs etkinliğini kaybediyor. Fakat kemik, kemik iliği, kan, lenf yumrusu ve iç organlarda çok uzun süre canlılığını koruyabiliyor. Dolayısıyla yasa dışı yollarla kesilen ya da doğaya öyle alelade atılan iç organlar, sakatatlar çok ciddi bir enfeksiyon kaynağı olarak karşımıza çıkıyor ve buradan hem direkt hem de dolaylı yolla bulaşma söz konusu olabilir.”

Alınan tedbirlerin yanı sıra vatandaşların da dikkatli olması gerektiğini kaydeden Terzi, “Güvendiğiniz, bildiğiniz üreticilerden ürün almanızı tavsiye ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir